Şahin Atar  (49 views)

What is Şahin doing now?

Çevrimiçi
More than 1 month ago  ·  Comment »

Age

43

Location

Ankara, Turkey

Birthday

August 15

Looking To

Make friends
 
Advertisement

Info

http://fototiryaki.hi5.com - Send it to your friends

Age

43

Birthday

August 15

Location

Ankara, Turkey

Looking To

Make friends

Languages

Turkish
 

About Me

FotoTiryaki Fotoğraf Paylaşım Sitesi ve Forumu http://fototiryaki.com
FotoEtkinlik Fotoğraf'a Dair Etkinlik Haber Forumu : http://fotoetkinlik.com

Interests

Fotoğraf
http://fototiryaki.com
http://fotoetkinlik.com

Favorite Quote

Fotoğraf Sevdalısı...
 

hi5 Games

Play hi5 Games

Şahin hasn't played any games recently.

 

Journal

View All 16 Entries    Add Comment

Oldukça uzun bir aradan sonra 2009 senesinin ilk foto röportajını uzun yıllarını fotoğrafa veren, üniversite ve derneklerde öğretim görevlisi olarak görev yapan Emre İkizler’e ayırdık.
Her şeyden önce bizi kırmayıp, davetimizi kabul ettiğiniz, vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum Emre Bey. İlk sorumuzdan başlayalım isterseniz. Emre İkizler kimdir? Fotografik geçmişinizden bahseder misiniz?
Emre İkizler bugün itibariyle bir fotoğraf eğitimcisidir. Her ne tarafından bakarsanız fotoğrafı çok seven birisidir. Bu sevgisi bir şekilde profesyonel olarak fotoğrafa girmesine yol açmıştır. Günümüzde de fotoğraf eğitimciliği yapmaktadır. Belki sanat alanında da bir takım çalışmalar yaptığım doğrudur ya da ne bileyim amatör olarakta fotoğraf çekiyorum, ama çok temel olarak kendimi fotoğraf eğitimcisi olarak tanımlayabilirim.
Temel Fotoğraf 2003, Fotoğraf’ın İpuçları 2004, Fotoğraf Teknik Okumaları Faruk Akbaş ile ortak hazırladığınız 2006, Filmden Dijitale 2007 kitaplarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Şimdi ilk iki kitap Temel Fotoğraf ve Fotoğraf’ın İpuçları aşağı yukarı birbirine benzer formatta kitaplar. Onlar Fotografevi adlı kurumda eğitim kursu, kurslar, fotoğraf seminerleri verirken yaptığımız ortak çalışmaların aslında bir araya getirilmiş halleridir. Zaten o ikisi açıkçası piyasaya belki çıkmayan veya çok zor bulunan kitaplardır çünkü onlar daha çok Fotografevi’nin kendi ihtiyacı için hazırlanmış kitaplardır ama asıl benim için daha önemli olanlar tabi Faruk Akbaş’la ortak hazırladığımız “Fotoğraf Teknik Okumaları” ve kendi yazdığım “Filmden Dijitale Fotoğraf”. Ben tabii fotoğrafın teknolojik bir uğraş olduğuna inanıyorum. Fotoğraf teknolojisini de yakından izlemek gerektiğine inanıyorum. Bu konuda da biraz deneyimim var; bunu bir şekilde okuyucularla paylaşmak istemiştim o yüzden hazırladığım kitaplardır bunlar.
“Filden Dijitale Fotoğraf”ta fotoğrafın dijital teknikleri mi anlatılıyor?
Aslına bakarsanız dijital fotoğrafı üçe ayırmak mümkün. Bir tanesi görüntüleme, diğeri görüntü işleme ve son olarak da baskıdır. Böyle düşündüğüm zaman o kitap dijital görüntülemeye ait bir kitaptır. Dolayısıyla daha çok dijital fotoğraf makinalarını tanıtan sonrasında da fotoğraf makinasını kullanarak okuyucuya çekim yapma pratikleri, teknikleri ve birtakım öneriler sunan bir kitaptır. Kitabı yazdığım dönemde hala film kullanan insanlar da vardı ve dijitale biraz da soğuk bakan insanlar vardı. Aslında bunun böyle olmaması gerektiğini anlatan bir içerikte düşünmüştüm onu. Çünkü aslında dijital ya da film, çok fazlaca değişen bir şey yok.
Geldiğimiz nokta itibariyle durum şunu gösteriyor ki, artık dijitalden geri dönüşü olmayan bir noktadayız. Herhalükarda analog belki sadece belli çevrelere hitap eden bir konuma geldi.
Doğrudur, biraz da butik bir şeye dönüştü. Zaten pratikte renkli film çeken kimse kalmadı. Çünkü renkli filmin bir dolu problemleri vardı. Aynı emülsiyonun tutturulamaması, banyonun aynı koşullarda yapılamaması gibi problemleri vardı. Dahası, çok da hızlı yıpranan bir yapısı vardı. O anlamda dijital tamamen onun yerini almış durumda. Bir tek belki siyah beyaz film hala karanlık odanın getirdiği o nostaljik zevk yüzünden yapılabilir bir şeydir ve keyifli bir şeydir; buna kimsenin itirazı olamaz. Ama yine de çok zor bir uğraşı, zaman isteyen bir uğraşı… Bunu ancak seven insanlar sürdürebilirler, ama herkesin bunu yapabilmesi zor tabii. Dijitalin çok daha hızlı, kullanışlı, sonuca çok çabuk ulaştıran bir yapısı olduğu için tabii ki pek çok insan bunu kullanacaktır.
Açmış olduğunuz fotoğraf sergilerinden bahseder misiniz?
İlk fotoğraf sergimi İTÜ’de öğrenci iken açmıştım. 1991 yılında tabi şu anda baktığım zaman biraz basit ya da naif diyebileceğim bir sergiydi, ama yine de bir üniversite öğrencisi için heyecan verici bir şeydi. Ve o zaman almış olduğu eleştiriler ve de o sergiden iki tane fotoğrafımı satmış olmam beni umutlandıran gelişmelerdi. Daha sonra 2003 yılında HP firmasının sponsorluğunda Dijitalist diye bir sergi açtım. Orada da Orhan Veli’nin “İstanbul’u Dinliyorum Gözlerim Kapalı” adlı şiirini yorumlamak gibi bir çabaya girmiştim. O belki de ülkemizde açılan ilk dijital işlenmiş fotoğraflardan oluşan sergiydi. O da tabi çok tepkiler çekti; olumlu ya da olumsuz bir dolu tepki alan bir sergi oldu. Ama onun dijital fotoğrafın anlaşılmasında yine de işe yarar bir sergi olduğunu hep düşünürüm. Yani bir şekilde o serginin açılmasının iyi olduğunu, her ne kadar şu an baksam içinde çok sevmediğim fotoğraflar yer alsa da, yine de öyle bir serginin o dönemde açılmış olmasının çok işe yaradığını düşünürüm. Çünkü o kadar çok hakkımda yazıldı, eleştirildi, ileri geri konuşuldu ki, o yüzden iyi olduğunu düşünüyorum. Son sergimi de iki yıl kadar önce ilk kez Muğla Akyaka’da açtım. O da doğa konulu bir sergiydi daha sonra bu sergiyi Mersin’de ve sonra da İstanbul’da Maltepe Üniversitesi’nde açtım. Bu da dünyanın çok çeşitli coğrafyalarında çekmiş olduğum doğal görüntülerden oluşan, doğaya ait görüntülerden oluşan büyük boy fotoğrafların yer aldığı bir sergiydi.
Fotoğraf sergilerinizin devamı gelecek mi?
Açıkçası ben doğayı çok seviyorum. Doğayı görüntülemeye tabii ki devam ediyorum. Çok kısa vadede değil ama orta vadede evet, onu geliştirmeyi bir şekilde düşünüyorum.
Fotoğraf nedir? Sizde nasıl bir etki ve çağrışım yapmaktadır?
Fotoğraf benim açımdan tabii bir yaşam biçimidir, ama daha genel bir şekilde baktığımız zaman fotoğraf bir teknolojidir. Bu teknolojiyi kullanarak kimi insanlar bunu bir sanat eseri haline getirebilirler, kimi insanlar bunu bir hobi olarak kullanabilirler, kimi insanlar bunu tanıtım, reklam amacıyla kullanabilirler, ya da başka işlerde kullanılabilir. Fotoğraf aslında bir teknolojik malzemedir. Bunu nasıl kullanırsanız öyle olur. Ben bunun daha çok sanat boyutuyla ilgileniyorum ve eğitimci olarak da elbette bunun teknolojik altyapısını bilmek zorundayım. Öğrencilere bunu anlatmak zorundayım. Bunun teknolojik kısmının bilinmesinin gerek şart olduğunu düşünüyorum ama bu yetmez. Bunların hepsini bilmek, fotoğrafın alt yapısını bilmek iyi bir iş üretmeye yetmez, ama gereklidir. Bunun üzerine ne eklemek gerekir? Bunun üzerine sanat tarihini bilmek gerekir, genel kültür sahibi olmak gerekir, yaşadığınız toplumun sorunlarını biliyor olmanız gerekir, hayatı yakından izliyor olmanız gerekir. Bütün bunların birikimiyle siz bu teknik malzemeyi kullanıp son derece etkileyici görüntüler çıkarabilirsiniz diye düşünüyorum. Yani kendinizden bir düşünce, duygu ya da söylem katmanız gerekir.
Fotoğraf okuma ne demektir? Kriter ve özellikleri nelerdir?
Fotoğraf okuma aslında üretilmiş olan bir fotoğrafın değerlendirilmesidir. İzleyici tarafından algılanmasıdır. Bu tabii iki şekilde olabilir: Birincisi teknik olarak izlemek, teknik olarak okumak mümkündür fotoğrafı. Fotoğrafa baktığımız zaman fotoğrafçının nasıl bir objektif kullandığını, konuya olan uzaklığını, modeliyle ilişki kurup kurmadığını tahmin etmek gibi şeylerdir. Tabii kullandığı enstantane, diyafram değerleri ya da ışığın nerden geldiği, kompozisyon kurallarına dikkat edip etmediği gibi şeyler belirlenebilir. Bütün bunlara biz “teknik okuma” diyoruz. Bir de tabii ki anlam, içerik üzerine bir okuma da yapmak mümkündür. Bu da fotoğrafın, duygusal, düşünsel olarak içeriğini ortaya çıkarmakla ilişkilidir. Zaman zaman ülkemizde bunun çok aşırı uçlara götürüldüğünü görüyoruz. Aslında fotoğrafçının çekerken hiç düşünmediği bir boyutun o fotoğrafı okuyan kişi tarafından gündeme getirilmesi gibi, abartılı diyebileceğim durumlara ulaşabiliyoruz. O yüzden o fotoğrafın gerçekten iyi anlatabilmesi, iyi kavranabilmesi için o fotoğrafın aslında geçmişini biliyor olmak, fotoğrafçının onu hangi niyetle çektiğini biliyor olmak gibi şeyler gerekiyor. Bu bilgilere sahipseniz ancak, o fotoğrafın içeriği üzerine birşeyler söylemek mümkün olabilir.
Kısaca özetlemek gerekirse doğrusu, fotoğraf çeken kişinin o anlamı yükleyerek seyirciye sunmasıdır, yoksa yorumlayan kişinin şöyle fotoğraftır böyle fotoğraftır diye yorumlaması değildir değil mi?
O konularda çok yanlış uygulamalar gördüğüm için bazı tereddütlerim var. O yüzden de gerçekten fotoğraf okuma yapabilmek için fotoğrafçının niyetinin bilinmesi önemlidir diye düşünüyorum. Bilmeden yapılan şeyler tahminin ötesine geçmez.

Foto Röportajın Devamını Okumak İçin Lütfen http://fotoetkinlik.com/modules.php?name=News&file=article&sid=2356 linkine tıklayınız.

Applications

Browse Applications

Flickr Search and Share
Flickr Search and Share

 

hi5 Gifts

Give a Gift    Get hi5 Coins    View all

Şahin has no unwrapped gifts.
 

Fives

Give' em Five

Comments   |   View All Entries   |   Send a Blast Card


Title
body
 

Purchase additional coins

You need an additional: hi5 Coins hi5 Coins

Get Coins No Thanks